NES ve Sega Genesis Efsanelerini Kartuş Kartuş Yeniden Keşfediyoruz
Eskişehir merkezli bu köşede 8-bit ve 16-bit altın çağın izini sürüyor, unutulmuş klasikleri ve kült başyapıtları mercek altına alıyoruz.
Arşive Göz AtBu Ay Mercek Altına Aldıklarımız
NES ve Sega Genesis kütüphanesinden seçtiğimiz, konuşulmayı hak eden yapımlar
Castlevania III: Dracula's Curse
NES döneminin en iddialı platform-macera yapımlarından biri; dallanan yol yapısı ve chiptune bestesiyle hâlâ konuşuluyor.
Phantasy Star IV
Genesis'in JRPG cephesindeki en cilalı yapımlarından; çizgi roman tarzı ara sahneleriyle döneminin ötesine geçmişti.
Kid Chameleon
Sega'nın Mario'ya cevap arayışının az bilinen sonucu; devasa seviye havuzu ve dönüşüm mekaniğiyle kült statüsü kazandı.
StarTropics
Nintendo'nun Zelda formülünü farklı bir coğrafyaya taşıyan, kutu içi mektup gimmiğiyle hafızalara kazınan nadir bir NES denemesi.
Streets of Rage 2
Genesis'in dövüşerek ilerleme türündeki zirve noktası; Yuzo Koshiro'nun bestesi kartuşun kendisi kadar efsaneleşti.
Little Samson
NES'in son döneminde çıkan, düşük satış rakamlarına rağmen bugün koleksiyoncular arasında efsaneleşen görsel açıdan zengin bir platform oyunu.
Okuyucularımız Ne Diyor
Kid Chameleon üzerine yazdığınız yazıyı okuyunca kartuşumu tozlu raftan çıkardım. Kaç yıldır oynamadığımı fark ettim, teşekkürler.
Phantasy Star IV incelemesi gerçekten detaylıydı, sadece hikaye anlatmakla kalmayıp müzik ve pixel art tercihlerine de değinmişsiniz. Böyle analizler az bulunuyor.
Streets of Rage 2 yazısını okurken lise yıllarıma döndüm. Yuzo Koshiro bahsi özellikle hoşuma gitti, herkes bu detayı atlıyor.
Tozlu Kartuşların Hikayesini Birlikte Keşfedelim
NES ve Genesis arşivimizde gezinin, unuttuğunuz oyunları ve efsaneleri yeniden hatırlayın.
Bu Blogu Farklı Kılan Ne
Eskişehir'den yazılan, sahaya inmiş bir retro tutkusu
Yüzeysel özetler değil, oyunun mekaniklerine, müziğine ve tarihsel bağlamına inen analizler sunuyoruz.
Yerel bir retro topluluğunun içinden yazıyoruz; koleksiyoner buluşmalarından edindiğimiz gözlemleri paylaşıyoruz.
Her yazıda oyunun çıktığı yılın teknik sınırlarını ve piyasa koşullarını göz önünde bulunduruyoruz.
Okuyucu yorumları ve hatıraları, yazılarımızın önemli bir parçası; bu blog tek yönlü değil.
NES ve Sega Genesis'e neden odaklanıyorsunuz?
Bu iki konsol, 8-bit ve 16-bit dönemin rekabetini simgeliyor ve oyun tarihinde tasarım açısından en zengin dönemlerden birine denk geliyor. Blog bu yüzden bu iki platform üzerine yoğunlaşıyor.
İncelemeleriniz hangi kriterlere göre yazılıyor?
Oyun mekaniği, müzik, görsel tasarım ve dönemin teknik sınırları içindeki yeniliği değerlendiriyoruz. Amacımız objektif ama tutkulu bir bakış açısı sunmak.
Az bilinen oyunları nasıl seçiyorsunuz?
Koleksiyoner forumları, eski oyun dergileri ve topluluk önerilerini takip ediyoruz. Zaman zaman kendi arşivimizden çıkan unutulmuş kartuşlara da yer veriyoruz.
Eskişehir'deki retro topluluğuyla bağlantınız var mı?
Evet, yerel koleksiyoner buluşmalarını takip ediyor, oradaki gözlem ve hikayeleri yazılarımıza yansıtıyoruz. Blog bu sahnenin bir parçası olarak şekilleniyor.
Yeni yazılar ne sıklıkla yayınlanıyor?
Düzenli bir takvimimiz var ama her yazıya gereken araştırma süresini tanıyoruz; bazen bir inceleme için haftalarca kaynak taraması yapıyoruz.